<:::::RESÜLE HASRET OLANLARIN SiTESi:::::>

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
İletişim

Taharet
Abdest Kuralları
Abdestin Alınısı
Namaz
Namaz Bilgileri
Dua ve Sureler
Zekat Bilgileri
Oruc Bilgileri
Hac Bilgileri
Kurban Bilgileri
İslam
İman Bilgileri
32 Farz
54 Farz
Teyemmüm Abdesti
Sünneti Seniyye
Melekler
Şeytanin Hileleri
ÖLÜM

ESMA'UL HUSNA
Allah'u Tealaya İman
ALLAH (c.c.)ün Sıfatları
ALLAH (c.c.)ün Kelamı


"O, yaratan, var eden, şekil veren Allah'tır. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanlar O'nun şanını yüceltmektedirler. O, galiptir, hikmet sahibidir.(Haşr-24)"

ALLAH
(Uluhiyete mahsus sıfatların hepsini kendinde toplayan İsm-i Azam)

RAHMÂN
(Bütün yaratılmışlar hakkında hayır ve merhameti tercih eden)

RAHÎM
(Çok merhamet eden, nimet veren)

MELİK
(Bütün kainatın tek sahibi ve mutlak hükümdarı)

KUDDÛS
(Hatadan, gafletten ve her eksiklikten münezzeh)

SELÂM
(Esenlik veren, kullarını selamete çıkaran)

MÜ'MİN
(Gönüllere iman ışığını veren, vaadine güvenilen)

MÜHEYMİN
(Kainatın bütün işlerini gözetip yöneten)

AZÎZ
(Yenilmeyen yegane galip)

CEBBÂR
(İradesini her durumda yürüten, dilediğini zorla yaptırmaya muktedir olan)

MÜTEKEBBİR
(Her şeyde büyüklüğünü gösteren)

HÂLIK
(Büyün mevcudatı takdirine uygun şekilde yaratan)

BÂRİ'
(Bir model olmaksızın canlıları yaratan)

MUSAVVİR
(Her şeye şekil ve özellik veren)

GAFFÂR
(Daima affeden, tekrarlanan günahları bağışlayan)

KAHHÂR
(Her şeye her istediğini yapacak şekilde galip ve hakim)

VEHHÂB
(Karşılık beklemeden bol bol veren)

REZZÂK
(Bedenlerin ve ruhların gıdasını yaratıp veren)

FETTÂH
(Zorlukları kolaylaştıran ve iyilik kapılarını açan)

ALÎM
(Herşeyi çok iyi bilen)

KÂBID
(Rızkı tutan, canlıların ruhunu alan)

BÂSIT
(Rızkı genişleten, ruhları bedenlerine yayan)

HÂFID
(Alçaltan, zillete düşüren)

RÂFİ'
(Yukarı kaldıran, yükselten)

MUİZ
(Yücelten, izzet ve şeref veren)

MÜZİL
(Alçaltan, zillet veren)

SEMİ'
(Her şeyi işiten)

BASÎR
(Her şeyi gören)

HAKEM
(Son hükmü veren)

ADL
(Mutlak adalet sahibi, çok adaletli)

LATÎF
(Yaratılmışların ihtiyacını en ince noktasına kadar bilip, sezilmez yollarla karşılayan)

HABÎR
(Her şeyin iç yüzünden haberdar olan)

HALÎM
(Acele ile ve kızgınlıkla muamele etmeyen)

AZÎM
(Zatının ve sıfatlarının mahiyeti anlaşılamayacak kadar ulu)

GAFÛR
(Bütün günahları bağışlayan)

ŞEKÛR
(Az iyiliğe çok mükafat veren)

ALÎ
(İzzet, şeref ve hükümranlik bakımından en yüce, aşkın)

KEBÎR
(Zatının ve sıfatlarının mahiyeti anlaşılamayacak kadar ulu)

HAFÎZ
(Koruyup gözeten ve dengede tutan)

MUKÎT
(Bedenlerin ve ruhların gıdasını yaratip veren, bilip gücü yeten ve koruyan)

HASÎB
(Kullarının her yaptığını bilen, onları hesaba çeken)

CELÎL
(Azamet sahibi)

KERÎM
(Lütuf ve keremi çok bol ve çok geniş)

RAKÎB
(Büyün varlığı gözetleyip, kontrol eden)

MÜCÎB
(Dualara karşılık veren)

VÂSİ'
(İlmi ve merhameti herşeyi kuşatan)

HAKÎM
(Bütün emirleri ve işleri hikmetli olan)

VEDÛD
(Kullarını çok seven, sevilmeye gerçekten layık olan)

MECÎD
(Şanı büyük ve yüksek)

BÂİS
(Ölümden sonra dirilten)

ŞEHÎD
(Bütün zamanlarda ve her yerde, hazır ve nazır)

HAK
(Varlığı hiç değişmeden duran)

VEKÎL
(Kendisine tevekkül edenlerin işlerini en iyi neticeye ulaştıran)

KAVÎ
(Gücü bizzat kendinden olan, kudretli)

METÎN
(Her şeye gücü yeten, güçlü)

VELÎ
(Sevdiği kullarının dostu)

HAMÎD
(Ancak kendisine hamdedilen, övülmeye layık)

MUHSÎ
(Her şeyi tek tek ve bütün ayrıntılarıyla bilen)

MÜBDİ'
(İlkin yaratan)

MUÎD
(Tekrar yaratan)

MUHYÎ
(Hayat veren)

MÜMÎT
(Ölümü yaratan)

HAY
(Ebedi hayatta diri)

KAYYÛM
(Her şeyin varlığı kendisine bağlı olup kainatı idare eden)

VÂCİD
(Dilediğini dilediği zaman bulan, müstağni)

MÂCİD
(Şanı büyük ve yüksek)

VÂHİD
(Sıfatlarında, özelliklerinde tek ve biricik olan)

SAMED
(Tüm ihtiyaçların, niyetlerin, övgülerin, yakarışların yöneldiği eşsiz kudret)

KÂDİR
(Her şeye gücü yeten, kudretli)

MUKTEDİR
(Kuvvet ve kudret sahipleri üzerinde istediği gibi tasarrufta bulunan)

MUKADDİM
(İstediğini öne alan)

MUAHHİR
(İstediğini geriye bırakan)

EVVEL
(Varlığının başlangıcı olmayan, ilk)

ÂHİR
(Varlığının sonu olmayan, son)

ZÂHİR
(Her şeyde tecelli eden. Tüm yarattıklarında, kendisinden görülebilir izler, işaretler bulunan)

BÂTIN
(Gözle görülemeyen, her şeyde kendinden bir güç bulunan)

VÂLÎ
(Kainata hakim olup onu yöneten)

MÜTEÂLÎ
(İzzet, seref ve hükümranlik bakimindan en yüce, aşkın)

BERR
(İyilik ve lütfu sonsuz olan)

TEVVÂB
(Kullarını tövbeye sevkeden ve tövbelerini kabul eden)

MÜNTAKİM
(Suçlulari adaletiyle cezalandıran)

AFÜV
(Hiçbir günah kalmayacak şekilde günahları affeden)

RAÛF
(Çok şefkatli, çok lütufkar)

MÂLİKÜ'L-MÜLK
(Mülkün ebedi sahibi)

ZÜ'L-CELÂLİ ve'l-İKRAM
(Azamet ve kerem sahibi)

MUKSİT
(Adaletle hükmeden)

CÂMİ'
(İstediğini, istediği zaman istediği yerde toplayan)

GANÎ
(Her şeyden müstağni, kendisi dışında her şey O'na muhtaç)

MUGNÎ
(İstediğine zenginlik verip, zengin eden)

MÂNİ'
(Dilemediği bir şeyin gerçeklesmesine müsaade etmeyen, kötü şeylere engel olan)

DÂRR
(Elem ve zarar verecek şeyleri yaratan)

NÂFİ'
(Hayır ve menfaat veren şeyleri yaratan)

NÛR
(Alemleri nurlandıran, istediği gönüllere ve zihinlere nur yağdıran)


HÂDÎ
(Hidayet veren, istediği kulunu muradına erdiren)

BEDÎ'
(Eşi ve örneği olmayan, sanatkarane şekilde yaratan)

BÂKÎ
(Varlığının sonu olmayan)

VÂRİS
(Varlığı devam eden, servetlerin gerçek sahibi)

REŞÎD
(Bütün işleri ezeli takdirine göre yürütüp, hikmet üzere sonuca ulaştıran)

SABÛR
(Çok sabırlı)


©TRNuke.net
ALLAH'ın (c.c) Güzel İsimleri

Hadisi Serifler
Kütüb-i Sitte
40 Hadis
Sahih-i Buhari´den Hadisler

Kur'ân-ı Kerim Dinle
Online Hatim Dinle
Ayetlerde Kuran'ın Fazileti
Kur'an Okuma Adabı
Diyanet Meali(Türkçe)
The Holy Quran(English)
Der Heilige Kuran(Deutsch)
Kuran-ı Kerim (Arapça)

Ramazan Bayram Mesajları
Kurban Bayram Mesajları
Kandil Mesajları


MESAJ YAZ


İlahiler
Filmler
Flaşlar
Klipler
Sohbetler
Ezgiler
Resimler
Güzel sözler-Resimli
Ezanlar
Animasyonlar
Kabeden Canli Yayin

Efendimizin Ahlakı
Efendimizin Gençliği
Efendimizin Şefkati
Efendimizin Mucizeleri
Efendimizin İsimleri
Efendimizin Cok Evleliliği
Efendimizin Irkı
Efendimizin Vefatı
Efendimiz`den Latifeler
[PEYGAMBERLERİMİZ]

Bismillahirrahmanirrahim Ey insanlar!Sözümü iyi dinleyiniz! Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha bulusamiyacagim.Insanlar!Bugünleriniz nasil mukaddes bir gün ise, bu aylariniz nasil mukaddes bir ay ise, bu sehriniz (Mekke) nasil mübarek bir sehir ise, canlariniz, malariniz, namuslariniz da öyle mukaddestir, her türlü tecavüzden korunmustur.Ashabim!Muhakkak Rabbinize kavusacaksiniz ve bugünkü her hal ve hareketinizden sorguya cekileceksiniz. Sakin benden sonra eski sapikliklara dönmeyiniz ve birbirinizin boynunu vurmayiniz! Bu vasiyetimi, burada bulunanlar, bulunmayanlara ulastirsin. Olabilir ki, burada bulunan kimse bunlari daha iyi anlayan birisine ulastirmis olur.Ashabim!Kimin yaninda bir emanet varsa, onu hemen sahibine versin. Biliniz ki, faizin her cesidi kalidirilmistir. Allah böyle hükmetmistir. Ilk kaldirdigim faiz de Abdulmutallib'in oglu (amcam) Abbas'in faizidir. Lakin ana paraniz size aittir. Ne zulmediniz, ne de zulme ugrayiniz.Ashabim!Dikkat ediniz, Cahiliyeden kalma bütün adetler kaldirilmistir, ayagimin altindadir. Cahiliye devrinde gidilen kan davalari da tamamen kaldirilmistir. Kaldirdigim ilk kan davasi Abdulmuttalib'in torunu Iyas bin Rabia'nin kan davasidir.Ey insanlar!Muhakkak ki, seytan su topraginizda kendisine tapinmaktan tamamen ümidini kesmistir. Fakat siz bunun disinda ufak tefek islerinizde ona uyarsaniz, bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak icin bunlardan da sakininiz.Ey insanlar!Kadinlarin haklarini g?zetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanizi tavsiye ederim. Siz kadinlari, Allah'in emaneti olarak aldiniz ve onlarin namusunu kendinize Allah'in emriyle helal kildiniz. Sizin kadinlar üzerinde hakkiniz, kadinlarin da sizin üzerinizde hakki vardir. Sizin

Recep Ayı
Regaib Kandili
Mirac Kandili
Şaban Ayı
Berat Kandili
Ramazan Ayı
Kadir Gecesi
Ramazan Bayramı
Şevval Ayı
Kurban ve Kurban Bayramı
Muharrem Ayı ve Aşure Günü
Kutlu Doğum ve Mevlid Kandili

Mezheb Nedir
İtikadi Mezhebler
Fıkhi Mezhebler
Hanefi Mezhebi
Şafii Mezhebi

Çocuga Dini Sualler
Çocuklara İsimler
Elifba Ögreniyorum
Nasrettin Hoca

Abdülkadir Geylani(K.S) Şah-ı Nakşibend (K.S) Mevlana Celaleddin Rumi(K.S)
Ahmed-i Bedevi(K.S) AKŞEMSEDDİN(K.S) Allah Dostlarinin Sözleri Evliyâlar Serisi(MP3)

Evliyaların Hayatı

Adab-ı Muaseret
Selamlasma Adabı Saygı Adabı Kardeşlik Adabı
Komşu Adabı
Dogruluk Adabı
Yemek Adabı
Sir Tutma Adabı


5/1/2007 - Abdest Kuralları

Kategori: Abdest K

Abdestin Edebleri


Abdestin edebleri yirmisekizdir:

 

Edeb, burada yapılması sevâb olup, yapılmazsa günâh olmayan şeyler demekdir. Hâlbuki, sünneti yapmak sevâb olup, yapmamak tenzîhen mekrûhdur. Edeblere, mendûb ve müstehab da denir. Abdestin edebleri şunlardır:

1 — Abdesti, namâz vakti girmeden önce almak. (Özr sâhiblerinin vakt girdikden sonra alması lâzımdır.)
2 — Halâda tahâretlenirken, kıbleyi sağ veyâ sol tarafa almak. Abdest bozarken kıbleye önünü ve arkasını dönmek tahrîmen mekrûhdur.
3 — Necâset bulaşmamış ise, su ile tahâretlenmek.
4 — Tahâretlendikden sonra, bez ile kurulanmak.
5 — Tahâretlendikden sonra, avret mahallini hemen örtmek.
6 — Başkasından yardım istemeyip, abdesti kendisi almak.
7 — Kıbleye karşı abdest almak.
8 — Her uzvu yıkarken, kelime-i şehâdet okumak.
9 — Abdest düâlarını okumak.
10 — Ağzına sağ el ile su vermek.
11 — Burnuna sağ el ile su vermek.
12 — Burnu sol el ile temizlemek.
13 — Ağzı yıkarken, dişleri (Misvâk) ile temizlemek. Misvâk bulunmazsa, fırça da kullanılabilir.
14 — Ağzı yıkarken, oruclu değilse ağzı çalkalamak. Buğazında hafîf gargara yapmak, abdestde de, guslde de sünnetdir. Oruclu iken mekrûhdur.
15 — Burnu yıkarken, suyu kemiğe yakın çekmek.
16 — Kulağı mesh ederken bir parmağı, kulak deliğine sokmak.
17 — Ayak parmaklarını tahlîl ederken, sol elin küçük parmağı ile tahlîl etmek.
18 — Elleri yıkarken, geniş yüzüğü oynatmak. Dar, sıkı yüzüğü oynatmak ise lâzım olup, farzdır.
19 — Su bol ise de isrâf etmemek.
20 — Suyu, yağ sürer gibi az kullanmamak (üç def’ada da, yıkanan yerden, en az iki damla su damlamalıdır.).
21 — Bir kabdan abdest alınca o kabı dolu bırakmak.
22 — Abdest bitince veyâ ortasında (Allahümmec-alnî minettevvâbîn...) düâsını okumak.
23 — Abdestden sonra (Sübhâ), ya’nî iki rek’at namâz kılmak.
24 — Abdestli iken, abdest almak, ya’nî namâz kıldıkdan sonra abdestli iken, yeni namâz için bir dahâ abdest almak.
25 — Yüzü yıkarken, göz pınarını, çapakları temizlemek.
26 — Yüzü, kolları, ayakları yıkarken, farz olan yerlerden biraz fazlasını yıkamak. [Kolları yıkarken, avuca su doldurmalı, bunu dirseğe doğru akıtmalı.]
27 — Abdest alırken, kullanılan sudan, elbiseye, üste, başa sıçratmamak.
28 — Kendi mezhebinde mekrûh olmıyan birşey, başka mezhebde farz ise, bunu yapmak müstehabdır.
 


Abdest Alırken Yapılması Yasak Olan Şeyler



Abdest alırken, yapılması yasak olanlar onikidir. Bunları yapmak harâm veyâ mekrûhdur ki, şunlardır:

1 — Halâda, kırda abdest bozarken, kıbleyi öne, arkaya getirmemelidir.
2 — Tahâretlenmek için, biri yanında avret yerini açmak harâmdır.
3 — Sağ el ile tahâretlenmemelidir.
4 — Su olmadığı zemân, gıdâ maddesi ile, gübre ile, kemik ile, hayvan gıdâsı ile, kömür ile ve başkasının malı ile, saksı, kiremit parçası ile, kamış ile ve yaprak ile ve bez ile, kâğıd ile tahâretlenmek mekrûhdur.
5 — Abdest alınan havuza tükürmemeli ve sümkürmemelidir.
6 — Abdest a’zâsını, hudûdundan pek aşırı veyâ eksik olarak yıkamamalı ve üçden az veyâ çok yıkamamalıdır.
7 — Abdest a’zâsını, tahâretde kuruladığı bez ile kurulamamalıdır.
8 — Yüzü yıkarken, suyu yüze çarpmamalı, alın üstünden, aşağı doğru dökmelidir.
9 — Suya üflememelidir.
10 — Ağzı ve gözleri, sıkı kapamamalıdır. Dudağın görünen kısmında ve göz kapağında ıslanmadık, az bir yer kalırsa, abdest kabûl olmaz.
11 — Sağ el ile sümkürmemelidir.
12 — Başı, kulakları veyâ enseden birini, her def’asında eli ayrı ayrı ıslatarak, birden fazla mesh etmemelidir. Her def’asında ıslatmadan tekrârlanabilir.

MİSVÂK KULLANMAK: Abdest alırken, misvâk kullanmak sünnet-i müekkededir. Hadîs-i şerîfde buyuruldu ki, (Misvâk kullanarak kılınan namâz, misvâksız kılınan namâzdan yetmiş kat üstündür).

(Sirâc-ül-vehhâc) kitâbında, misvâk kullanmanın onbeş fâidesi olduğu bildirilmekdedir:

1- Ölüm ânında, şehâdet kelimesini söylemeğe sebeb olur.
2- Diş etlerini kuvvetlendirir.
3- Balgamı giderir.
4- Safrayı keser.
5- Ağız ağrısını giderir.
6- Ağız kokusunu giderir.
7- Allahü teâlâ ondan râzı olur.
8- Baş damarlarını kuvvetlendirir.
9- Şeytân gamlanır.
10- Gözleri nûrlanır.
11- Hayrı ve hasenâtı çok olur.
12- Sünnet ile amel etmiş olur.
13- Ağzı pâk (temiz) olur.
14- Fasîh-ul-lisân olur, ya’nî güzel konuşur.
15- Misvâklı olarak kılınan iki rek’at namâzın sevâbı, misvâksız olarak kılınan yetmiş rek’at namâzın sevâbından dahâ çok olur.

Misvâk, Arabistânda yetişen Erâk ağacının dalıdır. Düzgün ucundan, iki santimetre kadar, kabuğu soyulup, burası birkaç sâat suda tutulur. Sonra, ezilince, fırça gibi açılır. Erâk ağacı bulunmazsa, zeytin dalından yapılır. Kadınlar, misvâk yerine, misvâk kullanma sünnetine niyyet ederek sakız kullanmalıdır.
 


Abdest Alırken Dikkat Edilecek Husûslar
 


Zarûret, mecbûriyyet olmadıkca aşağıdaki on şeye ri’âyet etmelidir:

1 — İki eli çolak olan, tahâretlenemez. Kolları toprağa, yüzünü dıvara sürerek teyemmüm eder. Yüzünde de yara varsa, namâzı abdestsiz kılar ve namâzlarını terk etmez.
2 — Hasta olana, zevcesi, câriyesi, çocukları, kardeşleri abdest aldırır.
3 — Taş ve benzeri ile tahâretlenmek su yerine geçer.
4 — Deli olan veyâ bayılan kimse, yirmi dört sâatde ayılmazsa, iyi olunca namâzlarını kazâ etmez. İçki, afyon, ilâc ile aklı giden, her namâzı kazâ eder. Yatarken başı ile îmâ edemiyecek kadar ağır hastalığı, yirmidört sâatden çok devâm eden kimseden, aklı başında olsa bile, namâz sâkıt olur.
5 — Halâya girmek için, husûsî şalvar kullanmak ve başı örtülü girmek müstehabdır.

Abdestsiz Olarak Yapılması Yasak Olan Hususlar:
1- Namaz kılmak.
2- Kur'an-ı Kerim'e el sürmek.
3- Tilavet secdesi yapmak.
4- Cenaze namazı kılmak.
5- Kabe'yi tavaf etmek.


Abdestin Farzları

1 - Yüzü Yıkamak


Yüzün bir defa yıkanması farzdır. Yüzün sınırları, saçın bittiği yerden sakal veya çene altına, kulakların köklerine kadar olan bölümdür. Gözlerin içine suyun ulaştırılması gerekmez. Ancak abdest alırken gözler sıkılmaz, tamamen açık bırakılmaz. Normal bir şekilde yüz yıkanır. Dudaklar yumulduğu zaman, dışarda kalan kısımlar yüzün sınırlarıdır. Sakal, bıyık ve kaşın altına suyu ulaştırmak gereklidir.

2- Kolları Yıkamak


Parmak uçlarından kol dirseklerine kadar -dirsekler de dahil- olan kısmı bir defa yıkamak farzdır. Eğer iğne ucu kadar kuru bir yer kalırsa veya tırnağının altına suyu geçirmeyecek (hamur, boya, çamur vb.) bir madde bulunursa, abdest alınmış sayılmaz. Ancak boyacıların tırnaklarındaki boyalardan kaçınmanın mümkün olmamasından dolayı bunlar abdeste zarar vermez. Tırnaklar parmak uçlarından dışarı taşacak kadar uzamış olursa o fazlalığı da yıkamak gerekir. Bir kimse abdest aldıktan sonra bu uzamış tırnağı keserse abdestini yenilemesi gerekmez. Parmakta yüzük var ve bu geniş ise abdest alırken bunu oynatmak sünnet, eğer yüzük dar ve altına su geçirmeyecek kadar parmağa oturmuşsa onu oynatmak farzdır.

3- Başı Meshetmek


Mesh, sözlükte eli bir şeyin üzerinden geçirmek demektir. İbadet hukukunda ise suyun bir vücut organına isabet etmesidir. Başın meshedilmesindeki farz oranı alın miktarıdır. Bu miktar ise başın dörtte biridir. Meshederken üç veya daha fazla parmağı kullanmak gerekir. İki parmakla yapılan mesh caiz değildir. Başa giyilen sarık veya takke üzerine meshetmek geçerli değildir. Kadınlar da baş örtüleri üzerine meshedemezler.

4- Ayakları Yıkamak


Sağlam ve çıplak ayakları topuklarıyla birlikte bir defa yıkamak farzdır. Yaralı veya mestle örtülü ayakları yıkamaya gerek olmayıp sadece meshetmek yeterlidir. Maide Süresi 6. ayette geçen topuk topuk= ka'b, ayağın iki tarafından inak kemiğine bitişik kemiktir. Rasulullah (s.a.s.): "Vay ateşten o topukların haline... " (Buhari, İlim 30; Vudü', 27,29; Müslim, Tahare, 25-28,30; Ebû Davud, Tahare, 46) buyurduğu ve ayakların tamamen yıkanmasını emrettiği bilinmektedir. Bir kimsenin ayağında yarık varsa ve o yarığa su sızdırmayan bir ilaç sürülmüşse, o kimse ayağını yıkadığı zaman, su yarığın altına geçmezse bu durumda su, ayağa zarar verecekse abdest yerine getirilmiş sayılır ve bu caizdir. Ancak su zarar vermiyorsa abdest tam olarak alınmış sayılmaz. Dolayısıyla zarar vermediği takdirde yarıklara su ulaşacak şekilde yıkamak gereklidir.

ABDESTİN SÜNNETLERİ


1- Abdeste başlarken "Euzu ve Besmele" çekmek.
2- Abdeste niyet etmek.
3- Önce bileklere kadar elleri yıkamak.
4- Misvak kullanmak veya dişleri parmakla ovalamak.
5- Ağıza ve burna üçer defa su vermek. (mazmaza ve istinşak)
6- Kulakları, boynu mesh etmek.
7- Başın tamamını mesh etmek.
8 - Yıkanması gereken uzuvları üçer defa yıkamak.
9- Abdeste organları ara vermeden yıkayarak devam etmek.
10- Sırayı bozmamak.
11- Abdest almaya sağ taraftan başlamak

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Sayfa Güncel Sayfa:1 Toplam:1
Son Sayfa |
TOPLIST

http://www.tavaf.com/toplist/